ANİ ANTİK KENTİ
Bir Kültür ve Ticaret Şehri


Ani, bir dünyadır, ancak dünya bir ani değildir. Kars bölgesinde yaşayanlar tarafından yüzyıllar önce söylenmiş bir atasözü ne kadar güzel ifade ediyor Ani'nin taşıdığı değeri ve birikimleri. Döneminin kültür ve ticaret şehri olan geçen yüzyıllar içerisinde kurulduktan sonra çok defalar el değiştirmiş ve en sonunda artık yorulan ve bu durumdan bıkan şehir terk edilir ve kaderiyle baş başa bırakılır. Günümüzde ise yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen önemli bir antik kent haline gelir. Şehri çepeçevre saran surlar ve surların içerisinde bulunan tarihi yapılar gelenleri yılların yorgunluğu ile karşılıyor olsada o görkemli eski dönemlerini akıllarda canlandırıyor.



ANİ BİR DÜNYADIR ANCAK DÜNYA BİR ANİ DEĞİLDİR


  UNESCO Dünya Mirası Listesinde.
  40 kapılı şehir derler.
  Bin bir kilise derler.

Ani Antik Kenti, Arpaçay Nehri'nin kenarında tarih öncesi çağlara uzanan ilk yerleşim alanları ile günümüzden binlerce yıl öncesine giden bir zamanda kurulmuştur. Kurulmuş olduğu dönem ile birlikte Eski Çağ'a, Orta Çağ'a, Perslere, Ermeni Krallıkları'na, Gürcülere, Selçuklular'a, Osmanlılar'a ev sahipliği yapmıştır.
Yandaki Fotoğraf: Tigran Honents Kilisesi "Resimli Kilise" - Arpaçay
Anili bir Ermeni tüccar tarafından Yaptırılmış olan kiliseye içinde bulunan fresklerden dolayı "Resimli Kilise" de denilmektedir. Antik kentte duvarlarında bu denli süsleme bulunan başka bir yapı görülememektedir. Fresklerde Hıristiyanlık dinine ait konular işlenmiştir.

 

 

Ani Antik Kenti'nde Görülebilecek Yerler
* Ani Şehir Surları ve Kapıları
* İpek Yolu Köprüsü
* Şehir Çarşı Kalıntıları
* Ateşgede
* Ani Katedrali (Fethiye Camisi)
* Selçuklu Sarayı
* İç Kale
* Kral Gagik Kilisesi
* Aziz Krikor Kilisesi
* Gürcü Kilisesi
* Tigran Honents Kilisesi
* Ebu'l Manuçehr Camisi
* Yıkık Minare
* Halaskar Kilisesi
* Selçuklu Hamamı
* Mağaralar
* Arpaçay
* Bostanlar Deresi

 

Ani Katedrali (Fethiye Camisi)
Hz. İsa'nın doğumunun bininci yılı anısına MS 1000 yılında yaptırılmıştır. Ermeni Krallığı döneminde yaptırılmış olan Katedral Ani şehrinin merkezinde yer alan en büyük ve büyük olduğu kadar da önemli bir dini yapıdır. Selçuklular tarafından şehrin fethedilmesi sonrasında fethin bir emaresi olarak camiye çevrilerek "Fethiye Camisi" adını almıştır.

Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen plan ile inşa edilmiş olan yapının üç ana giriş kapısı bulunmaktadır. Bu kapılar, kral kapısı, aziz kapısı ve halk kapısıdır. Herkes kendisi için ayrılmış olan kapıyı bilir ve o kapıdan içeri girer.

 

 

Anadolu'da Türkler tarafından inşa edilmiş ilk cami yapısıdır. İlk olduğu kadar da önemli olan bir yapıdır. Cami yapılmış olduğu on birinci yüzyıldan bugüne yıkılmadan olduğu gibi ayakta kalarak gelmiştir. Selçuklu sultanı Alparslan Ani şehrini aldıktan sonra yönetimi Şeddat Oğullar Beyliği'nden Ebu'l Menuçehr'e bırakıyor. Camide Ebu'l Menuçehr tarafından yapıldığı için o isimle anılıyor. Ulu cami olarak da ayrıca ifade edildiğini belirtmek isteriz.

Caminin dikkat çeken minaresi şerefeye kadar yıkılmadan günümüze ulaşmıştır. Kesme taş kullanılarak yapılmış olan minare üzerinde kufi harflerle "Bismillah" yazılmıştır.

Ani Antik Kenti'nde dikkat çeken ve günümüze kadar ayakta kalabilmiş ender yapılardan birisidir. Kilise içerisinde duvarlarda yapılmış olan freskler gelenlerin dikkatini çekiyor. Freskler genel olarak dinsel konuları bir araya getirmiş. Arpaçay'a yakın bir konumda yer alan kilise kayalık bir alan üzerinde inşa edilmiş. Yapıya ulaşmak için yamaçtan aşağıya doğru bir yürüyüş yapmak gerekiyor.

Kilise 1215 yılında Ani'de yaşayan zengin bir tüccar olan Tigran Honents tarafından yaptırılmış. Belli bir dönemde özellikle şehirde yaşayan zenginlerin çeşitli yapılar inşa ettirdiklerini biliyoruz. 

 

Ani, bir dünyadır, ancak dünya bir ani değildir. Kars bölgesinde yaşayanlar tarafından yüzyıllar önce söylenmiş bir atasözü ne kadar güzel ifade ediyor Ani'nin taşıdığı değeri ve birikimleri. Döneminin kültür ve ticaret şehri olan geçen yüzyıllar içerisinde kurulduktan sonra çok defalar el değiştirmiş ve en sonunda artık yorulan ve bu durumdan bıkan şehir terk edilir ve kaderiyle baş başa bırakılır. Günümüzde ise yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen önemli bir antik kent haline gelir. Şehri çepeçevre saran surlar ve surların içerisinde bulunan tarihi yapılar gelenleri yılların yorgunluğu ile karşılıyor olsada o görkemli eski dönemlerini akıllarda canlandırıyor.

REHBER