KARS TARİHİ

Kars isminin geliş kaynağı MÖ 2. yüzyılda Kafkaslardan gelerek bu bölgeye yerleşen Bulgar Türklerinden bir boyun mensubu olan Karsak Oymağı’dır. Bu yönüyle Türkiye genelinde en eski Türk ismi taşıyan şehir Kars’tır.

Tarih Çağları’nın da yaşandığı Kars şehrinde yapılan çalışmalar da Paleolitik Çağ’a uzanan kalıntılar bulunmuş ve şehrin tarihi binlerce yıl öncesine kadar taşımıştır. Hititler, Urartular, İskitler ve Partlar bölgede çeşitli dönemlerde hakimiyetler kurmuşlardır. Bulgar Türklerinden olan Karsaklar MÖ 2. yüzyılda bölgede hakimiyet kurmuş ve sonrasında yaşanılan bu yerleşim alanı Kars olarak anılmaya başlanmıştır.

MS 5. yüzyılda Sasaniler’in hakimiyetine giren şehir uzun süren yüzyıllar boyunca Sasaniler, Bizanslılar ve Araplar tarafından bir savaş alanı olarak kullanılmış ve çeşitli zamanlarda el değiştirmiştir. Emeviler ve Abbasiler dönemlerinden sonra ise bölgede 10. ve 11. yüzyıllarda Ermeni Krallığının hakimiyet kurduğunu ve şehri yönettiğini görmekteyiz.

Ermeni Krallığı döneminde gelişen ve büyüyen bir merkezi yerleşim olan Ani’nin ön plana çıktığı görülür. Bu dönemin bitişini takip eden yüz yıllar içerisinde Kars ve çevresinde Selçukluların, Gürcü Krallığının, Saltukoğulları Beyliği’nin, Moğolların, İlhanlıların, 15. yüzyılda Karakoyunlular ve Akkoyunlular’ın sırasıyla çevrede hakimiyet kurduklarını görmekteyiz.

Kars ve çevresinde Osmanlı hakimiyeti Kanuni Sultan Süleyman döneminde sağlanmış ve Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Bu dönemde Safeviler Kars’ı almak için saldırılarda bulunmuş ama şehirde Osmanlı hakimiyeti devam etmiştir. Buna rağmen Safevi akınları esnasında şehir oldukça harap hale gelmiş ve devamında Osmanlılar tarafından yapılan çalışmalar ile şehir ayağa kaldırılmıştır.

19. yüzyılda Rusların işgaline uğrayan şehir 1878 yılında yapılan Berlin Antlaşması ile Ruslara bırakılmış ve 40 yıl sürecek Rus dönemi başlamıştır. Bu dönemde şehir genelinde Baltık mimari tarzı ile yapılar inşa edilmiş ve yeni gelenler burada yaşamaya başlamışlardır. Bu durum 3 Mart 1918 yılında imzalanan Brest-Litovsk Antlaşmasına kadar devam etmiş ve bu antlaşma ile şehir tekrar Osmanlı Devleti’ne geçmiştir.

Mondros Mütarekesi nedeni ile tekrar boşaltılan şehir İngiliz işgaline uğramış daha sonra ise İngilizler tarafından Ermeniler’e bırakılmıştır. İlk TBMM’nin açılması ile birlikte 15. Kolordu komutanı olan Kâzım Karabekir Paşa’nın şehre girmesi neticesinde Ermeniler ile 1920 yılında yapılan Gümrü Antlaşması neticesinde Ermeniler şehri terk ederler. Bu sürecin sonunda şehir yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir şehri haline gelir.

REHBER